2019/01/29

Kamuran Şerif'in 1927 tarihli hülasa Hamlet tercümesinin transliterasyonu

İstanbul'da, 2007-2008 akademik yılının başında kendime bazı hedefler tespit etmiştim: Osmanlıca matbu eserleri akıcı bir biçimde okumayı öğrenecek, Amerikan (ve tabiatıyla İngiliz) şiiri ve genel olarak edebiyatı hakkında çalışacak ve nihayet bir kısım edebi tercümeleri mukayeseli olarak inceleyecektim. Üniversite kütüphanesindeki nadir eserler bölümünde Kamuran Şerif'in 1927 tarihli, Osmanlıca, hülasa Hamlet tercümesine rastladığımda bir taşla üç kuş vurma fikri zihnimde hasıl oldu. (Bu eserin pdf hali bugün online olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Atatürk Kitaplığı'ndan kolayca temin edilebilir.) Bir konuyu öğrenmenin en iyi yolunun o konuda kitap yazmak olduğu söylenir. Ben de bu hülasa tercümenin transliterasyonu üzerinde uğraşmak suretiyle hem Osmanlıca okumamı hem de tercüme sanatına intibakımı gerçekleştirecektim. Uzun lafın kısası birkaç ayımı alan bu kısa çalışma benim Osmanlıca'ya ve tercüme sanatına ilk ciddi girizgahım oldu.

2019'un ilk haftasında notlarım arasında görüp, gözden geçirerek web'e koymaya karar verdiğim bu çalışmanın meraklısına faydalı olmasını diliyorum.

Tarlada yonca bitene kadar beygir acından ölürmüş. Bu da Kamuran Şerif'ten öğrendiğim bir darbı mesel. Benim iş yapma hızımı anlatıyor.

Mustafa Demirplak

Konya, 2019

2019/01/25

İlk Hutbe - (tercüme: Ahmet Cevdet Paşa)

Aşağıdaki metin Ahmet Cevdet Paşa'nın yaptığı bir (hülasa) hutbe tercümesi. Metinin iki özelliği var. Bu metin ilk cuma hutbesi. Tercümanı Ahmet Cevdet Paşa. Metini Mithat Cemal Kuntay'ın Nefaisi Edebiyye adlı antolojisinin nesir bölümünün 26 ve 27. sayfalarında bulduk. Kuntay'ın müntehebatı hicri 1329 yılında matbu Osmanlıca olarak tab edilmiş.

Mustafa Demirplak, Konya

Hutbei Peygamberi

 Rasulü Ekrem bir cuma günü kendi devesine bindi ve yüz nefer ehli islam ile Kuba'dan kalktı ve nefsi Medine'ye azim oldu. Esnayı rahda sol tarafına meyl ile Beni Salim bin Avf yurdunda Ranuna denilen vadinin üst tarafına indi ve orada gayet beliğane bir hutbe okuyup cuma namazı kıldı.

 Hatemül Enbiya Hazretleri'nin en ibtida kıldığı cuma namazı budur ve ibtidai hutbesi odur ki hulasa vechiyle tercümesi burada irad olunur.

 Rasulü Ekrem kalkıp Hakk Teala Hazretleri'ne layık olduğu ile hamdü sena ettikten sonra böyle buyurmuştu:

 Ey nas! Sağlığınızda ahiretiniz için tedarik görünüz. Muhakkak bilirsiniz ki yevmi kıyamette her ferdin başına urulacak ve çobansız bıraktığı koyunundan sorulacak. Sonra Cenabı Hakk ona diyecek, ama nasıl diyecek! Tercümanı yok, perdedarı yok, bizzat diyecek ki: Sana benim rasulüm gelip de tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim, sana lütuf ve ihsan ettim, sen kendin için ne tedarik ettin? O kimse dahi sağına soluna bakacak, bir şey görmeyecek. Önüne bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecek. Öyle ise her kim ki kendisine velev ki bir yarım hurma olsun ateşten kurtarabilecek ise heman ol hayrı işlesin. Onu da bulamaz ise bari kelimei tayyibe ile kendisini kurtarsın. Zira onunla bir hayra on mislinden yedi yüz misline kadar sevap yazılır.

Vesselamu ala rasulullah ve rahmetullah ve berakatuh.

Cevdet Paşa

Kamuran Şerif'in 1927 tarihli hülasa Hamlet tercümesinin transliterasyonu

İstanbul'da, 2007-2008 akademik yılının başında kendime bazı hedefler tespit etmiştim: Osmanlıca matbu eserleri akıcı bir biçimde okuma...